Neyse oturduk,çaylar içildi falan (hoş çay faslı biteli çok olmuştu ben ekstradan oldum biraz...)çıktık.Büyük kızımı dershaneye etüte götürme saati gelene kadar anneme uğrayıp teyzemleri göreyim dedim.Ablamla gittik zile bastık,annem kapıyı açtı ama iki gözü iki çeşme ağlıyor.Biz birden şoke olduk.Anne ne oldu diye sorduğumuzda "babam gitti!" dedi.O an ablam da ben de aynı şeyi düşünmüşüz,donakaldık.
Evet dedem gitmişti ama çok şükür bizim düşündüğümüz gibi bir yere gitmemişti.Dedemi teyzemler biraz da bizde kalsın diye İzmit'e götürmüşlerdi...Yukarıda resmini gördüğünüz şahış bahsettiğim dedem,torunlarının çocuklarının deyimiyle Pamuk dedemiz.Yaklaşık 90 yaşında,anneannemin vefatından sonra tek başına uzun süre kalamadı artık kendini idare de edemiyor ve çocuklarıyla kalıyor.Annemin o derece ağlamasının nedeni babasının İzmit'e gitmiş olmasıymış...
Artık konuştuk,teselli ettik,teyzemler düğüne gelirken geri getirirler falan dedik de şu an daha iyi...İnsan kaç yaşında olursa olsun anne babanın yeri ayrı oluyor.Dedem açısından da ne güzel ki ona hiç gocunmadan bakan kızları var ve kısa süreliğine de olsa bir yere gitti diye böylesine göz yaşı döküyor.
Allah bizi de ana babasına bakan merhametli evlatlardan eylesin,amin...
Küçük kızımı okuldan aldım eve geldim,bu arada bilgisayarın başına geçtim,birazdan da büyük kızımı etütden almam gerekiyor,Allah'a emanet olun...(Eşim şehir dışında,resmen servis şoförüne döndüm yaaa....)
Not: Resimdeki diğer kişi ise 2 numaralı ablam!
