31 Ekim 2013 Perşembe

Kızıma Çanta Diktim...

 Bu çantayı dikeli oldu biraz ama kısmet bugün yayınlamakmış. Ben seviyorum galiba işleri son ana sıkıştırıp,son anda bir hamle ile bitirmeyi...
 Bu çantayı da Kurban Bayramının arefe gecesi diktim.Çanta dikimini tamamen Yasemin Hanım'ın bloğuna bakarak yaptım.Kendisine teşekkür ediyorum.Daha önce diktiğim sabahlıkta da bu Rihannalı kumaştan kullanmıştım.Yaşı gereği olsa gerek kızım seviyor bu tür kumaşları...
İçine çift kat kapitone koydum,ağız kısmını fermuarlı yaptım.İlk iş için fena olmadı diye düşünüyorum.Kızım beğenerek kullanıyor,bu da beni çok mutlu ediyor...
                                                                                  Hayırla kalın.....

30 Ekim 2013 Çarşamba

Klasik Kek!

   Bazı tarifler vardır.Çok kolay görünür bunun da tarifi mi verilir diye düşünürüz.Ama bazen yeni evli bir arkadaş ya da bir üniversite öğrencisinin hiç bilmediği bir tarifi yapmak istemesi ve bulamaması olabilir diye düşünüp ekledim bu tarifi...

MALZEMELER:
3 yumurta (oda sıcaklığında)
1,5 s.b toz şeker
1 s.b süt
1 s.bardağından 2 parmak eksik sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya(isteğe bağlı)
3 y.k kakao + 3 y.k süt
2,5-3 s.b un(Boza kıvamını alacak kadar ekliyoruz.)

YAPILIŞI:
Yumurta ve toz şeker hiç pütür kalmayıncaya kadar çırpılır.Ardından sıvı malzemeler (süt,sıvı yağ)eklenir,karıştırılmaya devam edilir.Ardından yavaş yavaş un eklenir,göz kararı son unu koyduğumuzda kabartma tozu ve vanilyayı da ekliyoruz,tekrar karıştırıyoruz.

Kalıbımızı yağlıyoruz,kek harcını 1 s.b kalacak şekilde içine döküyoruz.Kalan harca kakao ve sütü ekleyip karıştırıyoruz ve üstüne döküyoruz.
Keki yapmaya başlarken fırınımızı fanlı olarak 210 dereceye açıyoruz,keki fırına koyarken ısıyı 170'e düşürüyoruz.Yaklaşık 15-20 dk sonra 160'a düşürüp ağır ağır içini çekene kadar pişiriyoruz.Tabii ki ilk 20-25 dk fırının kapağını asla AÇMIYORUZ...
                                                                                                             AFİYET OLSUN,Hayırla Kalın...

29 Ekim 2013 Salı

Kullanışlı Bir Çekiliş....


Arkadaşımız her evde bulunması gereken bir ürünle çekiliş yapmış,ben katılıyoruuuum,siz de buyrun.Bol şans!  http://pisceswot.blogspot.com/

28 Ekim 2013 Pazartesi

Kızılcahamam Asya Termal'deydim...

     Ben bu ara çok mu gezdim ne? Bloğum gezi bloğuna benzedi sanki!Önceki postta hafta sonu Kızılcahamam'a gittiğimi yazmıştım,kısaca gözlemlerimi yazayım istedim.Çok yoğun bir program vardı fazla fotoğraf çekemedim ama olduğu kadar işte...

                                                     Kızılcahamam'ın uzaktan görünüşü...



  Bu görünen binanın alt katında yemeklerimizi yedik(resim 1),Boğaziçi Restoran.Üst katlarda ise çeşitli büyüklükte toplantı salonları var.(resim 2)Toplantılarımızı oralarda yaptık...Önce tüm İç Anadolu Bölgesi olarak toplandık,ardından kadınlar olarak ayrılıp kendi toplantımızı yaptık...
   Yalnız şu var ki kadınlar iş disiplini konusunda erkeklerden daha başarılı...Daha önce de bu toplantılara sadece kadınlar olarak katılmış ve erkeklerdeki sıkıntıları hiç yaşamamıştık.Toplantı esnasında girenler,çıkanlar sürekli konuşmacıların dikkatini dağıttı,hiç hoş olmadı.Tüm kadınlar olarak şiddetle kınadık vallahi böyle yapan erkekleri...

   
Burası resepsiyonun hemen önü havuzun güzel bir ışıklandırması var,akşam çok güzel oluyor.

       Ben esasen kaldığımız bölümü çok beğendim,2 oda şeklinde,bir bölümü de sürgülü bir kapı ile ayrılınca 3 oda gibi olmuş.6 kişi rahat rahat kalır.Apart şeklinde,içinde her şey var.Açıkçası otel tarafını pek beğenmedim,5 yıldızlı bir otel kalitesinde değildi.Ama kaldığımız yerin hiç fotoğrafını çekemedim,hep akşam girdik,ışık da çok azdı olmadı.Arkada görünenler apart şeklinde olan yerler,devre mülk olarak da veriliyormuş.
    Ancak şu üzerinde durduğum yol var ya,ömre bedel!Çıkana kadar öldüm,bittim inanın.Daha yukarılara nasıl çıkılır ki diye hayıflanırken,bir teleferik olduğunu görüp rahatladım...(Bu arada yüzümdeki ilginç Z harfi eşimin eseri)Kıyafetim de bir önceki postta yayınladığım kombinim...

   Otelin en önemli özelliği olan termal bölümü ise çok güzeldi.Farklı büyüklük ve özellikte 3 tane 
havuzu var.Termal havuzda uzun süre kaldık,şifa niyetine inşallah.Her yer temiz ve güzeldi,tavsiye eder miyim,EVET!Termal tatil sevenler için güzel bir alternatif...
                                        
     Yarın Cumhuriyet Bayramı okula gidip tören yapacağız...Herkesin bayramı kutlu olsun...
                                                                                   Hayırla kalın...

27 Ekim 2013 Pazar

MUTLAKA OKUYUN!



Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış.

Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu 'Renklerin Ustası' anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş.


Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Ranga Guru ise;

- Sen artık ressam sayılırsın Raciçi. Artık senin resmini halk değerlendirecek, diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabi. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş.

Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte... Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.

Raciçi denileni yapmış.

Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.

Ranga Guru ise;

Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün.

Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.

Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi.

Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur.

Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.

Bordo Pantolona Siyah Tunik...

    Perşembe günü birlikte çalıştığımız arkadaşla çarşıya çıktık.Daha önce rengini ve modelini çok beğenerek yukarıdaki bordo pantolonu almıştım.Ama ne ile giyeceğimi hiç düşünmedim,aldım,astım dolaba...Bu hafta sonu bir STK'nın bölge toplantısı için Kızılcahamam'a gidecektim,pantolonumu giymeye karar verdim ama üstüne giyecek bir şey bulamadım.İşte Perşembe günü siyah bir tunik almak umuduyla çarşıya çıktım ama yok,yok!En markalısından en basit mağazaya kadar baktım ama nafile bulamadım.Diksem diye düşündüm ama vakit yok...Kimi çok süslü,kiminin kumaşı basit vs,bulamadım.Son çare iş başa düştü,gittim kumaş aldım,son gece bir uğraş diktim,tam da istediğim gibi oldu.Sade ve şık!
    Kumaşı ipek krep! Yer olarak güzel ama bir daha kullanacağımı sanmıyorum;çünkü kırışıyor.Hele de şehir dışına çıkacaksanız sıkıntı,valizde kırışıyor,ütü de bulamazsanız yandınız!

  Yakasını seyyar yaptım ki başka kıyafetlerimle de kullanabileyim...   
                  Bu da yakasız hali...Duruma göre böyle de kullanabilirim!
Kalıbı CREAZION ELİŞİ dergisinden kullandım.Üst beden ayrı alt ayrı kalıptan,ikisini birleştirdim.
Vicdanımın notu:Daha önce başladığım uzun ceketimi de en kısa sürede bitireceğim...
                                                   Hayırla kalın...

23 Ekim 2013 Çarşamba

Sac Üstü

15 yıllık bir evliliğim var,çok şükür.Bunca sene boyunca tatlısından tuzlusuna birçok hamur işi yapmışımdır.Ancak ilk kez sac üstü(haşhaşlı katmer) yaptım.Annem çok güzel yapar bunu,tel tel olur çok severim.Annemin yaptığı gibi olmayacak,o tadı tutturamayacağım diye mi korktum bilmiyorum ama hiç kısmet olmadı.Dün aklıma esti kalktım yaptım,annemin yaptığı kadar olmadı belki ama yine de severek yedik,hiç kalmadığına göre güzel olmuştu sanırım...Nasıl yaptığıma gelirsek:
Malzeme:3 s.b un
                Yarım paket maya
          Tuz ve su
                     1kase dövülmüş haşhaş
                             1 s.b sıvıyağ(haşhaşla karıştırılır)

Bu malzemelerle(haşhaş ve yağ hariç) çok katı olmayan hamur yoğurup yarım saat kadar beklettim,çok mayalanmasına gerek yok.Elma kadar bezeler alıp açtım.

İçine yağ ile karıştırılmış haşhaş sürdüm.

   Şekildeki gibi rulo yaptım ve bu ruloyu kendi etrafında doladım.


   
En son tekrar açtım ve teflon tavada arkalı önlü pişirdim.İçinde yağ var ama lezzetine lezzet katayım derseniz sıcakken tereyağ ile yağlayabilirsiniz.
Afiyet olsun...
                                                                                               Hayırla kalın...